Hayat denen doğumla ölüm arasındaki süreçte pek çok şey yaparız. Bazıları bizim için rutin bir iş halini alır. Eskiden olağanüstü gelen durumlar zamanla sıradanlaşır. En basitinden cep telefonları ilk çıktığında telefonla konuşan biri ortamdaki diğer kişilerin dikkatini çekerdi. Şimdi ise değil dikkatini çekmek umursanmıyor bile. Çünkü herkes yapıyor. Herkesin aynı şekilde yaptığı işler neden dikkatimizi çeksinki! Artık bizler için su içmek nefes almak gibi bir durum olmuş.Okumaya devam et

E=m.c’2Bu yazıyı aslında bir önceki yazının devamı şeklinde yazmıştım başta. Ama farklı bir başlık altında yayınlamanın daha uygun olacağını düşündüm.
Aşağıda tanıttığım sitelerdeki hizmetler ben lisede iken varmıydı (sanmıyorum, o zamanlar adsl denen şey yoktu daha) bilmiyorum. Varsada zaten imkanlar elvermiyordu. Akademedya’nın cdleri ile derslerimizi takviye etiğimiz olmuştu. Ama onlarıda herkes alamadığından olan kişiler sayeseinde grup olarak dinliyorduk dersleri. Zaten alsakta bilgisayar nerde.

Her zamanki gibi herşey biz okulu bitirdikten sonra gelişti. Ortaokul son sınıfta tahtaları değiştirdiler (beyaz tahta) ve parasını bizden topladılar. -Son sene bize yapılırmı bu!- Yurttan ayrıldıktan sonra yurda bilgisayar sınıfı kurulmuş. vs vs vs

Öğrenim hayatım boyunca bu gibi yeniliklerden ya mahrum olduk ya da son dönemimize denk geldi. Zamanla imkanlar çok gelişti. Bunlardan yararlanabilmek için sadece bir internet bağlantınızın olması yeterli.

Okul derslerini kaçırdıysanız ya da anlamadıysanız, dersaneye paranız ve zamanınız yetmiyorsa, Öks, Öss, ve KPSS gibi sınavların soru ve çözümlerini birisi size anlatsın istiyorsanız, İngilizce Öğrenmek istiyorsanız ve kurslara verecek paranız yoksa aşağıdaki adresler size göre.
Okumaya devam et

Hergeçen gün bilgisayar ve ilgili konularda yeni bir şeyler öğrenmeye çalışan biri olarak gerek ilk bloğumda gerek burada bana sorulan pek çok soruyu cevaplamaya çalıştım.

Bilgisayar dersleriSürekli yeni sorular sorulmaya devam ediyor. Pek çoğu benim için basit sorular gibi gözüksede bilgisayarla ilk tanıştığım zamanları hatırlayarak ayrıntılı bir şekilde cevaplamaya çalıştım. Ancak birşey var. Ellerinde bir internet bağlantısı olupta bana yorum yazabilecek kadar ya da e-posta gönderebilecek kadar bilgiye sahip birisi bunu internettende arayıp bulabilir. Fakat internetteki bilgi kirliliğinden dolayı daha tecrübeli olanların bile aradıklarını bulmakta zorluk çektikleri malum.

Bu yazımda bilgisayarla yeni tanışanlar için , tanışalı epey zaman geçipte kendini ilerletmek ve bilgisayar dillerini öğrenmek isteyenler için ve daha değişik pek çok konuda bilgi edinmek isteyenler için bildiğim web sitelerini aktaracağım.Okumaya devam et

Aşağıda yazdıklarım çok daha önce yazmayı planlıyordum. Konu il alakalı bildirgec.org ‘da bir yazı çıkınca oraya yorum olarak yazacaktım. Onun yerine daha uzun bir şekilde yazmayı düşündüğüm o yazıyı buraya yazayım dedim.

Ağaşıda yazılanlar tamamen benim mantığımın ürünüdür. Bilimsel gerçekliklerle uyumlu olduğunu garanti etmiyorum!

Zamanda yolculuk tam bir paradoks.
Şu andan geçmişe gitsem ve geçmişteki kendimi öldürsem şu anki ben olmayacağım. Şu anki ben olmayacaksam geçmişteki beni öldüremeyeceğim. Ama zamanda yolculuk olduğundan dolayı ben geçmişe gitmiş ve geçmişteki kendimi öldürmüştüm. Geçmişteki kendimide öldürdüğüm için şu anki ben geçmişe yolculuk yapamayacaktı. Şu anki ben geçmişe yolculuk yapamayacaksam zamanda geçmişe doğru yolculuk etmek mümkün değil.Okumaya devam et

Az evvelki yazıyı yazarken gözüme takılan ilginiç bir videoyuda paylaşmadan edemedim. Şimdiye dek pek çok domino faaliyetini gerek tv den gerek internetten izlemişsinizdir belkide kendinizde ufak birşeyler yapmışsınızdır. Ama böylesini izlesiğinizi zannetmiyorum.

Akşam markette sayım yaptığını düşündüğüm (Hiç müşteri yok) bütün gün kasada sıkıntıdan patlayan elemanlar olduklarını düşündüğüm bir kaç eleman üşenmemişler marketteki ürünleri dizmişler ve böyle bir eylem ortaya koymuşlar.Okumaya devam et

Bir film için seyirciyi sinemaya çekmek amacıyla reklamlar dışında en önemli şey tanıtıcı fragmanlardır. Bazı fragmanlar çok yanıltıcı olabiliyor. Fragman çok iyi yapılıyor ama film fos çıkıyor ya da tersi. Gerçi tersine rastlamadım daha.

İzlediğim pek çok fragman beni etkilemeyi başarmıştır. Ama bunlardan 300 spartans‘ın ayrı bir yeri var. Hele yüksek sesle diinlediğim zaman daha bir etkili. Filmdende etkilendim. Fakat ekliendiğim hikaye değil ses ve animasyonların kalitesi idi. Filmin nasıl çekildiğini izlediğimde bendeki etkisini biraz yitirsede faragman deyince ilk o gelir aklıma.Okumaya devam et

Kurtlar vadisi merakla takip ettiğim dizilerden biri. Kim ne derse desin Türkiye’nin gerek senaryosu ile gerekte görsel açıdan şu an için en iyi dizisi.

Dizinin böyle takip edilmesine neden olan etkenlerden biri izleyicilerini sürekli merakta bırakmasıdır. Haber sitelerinde, bloglarda, foumlarda tartışılır Polat ölecek mi? Dizi bitecek mi? gibisinden. Ama birkaç kişi dizide çok şiddet var ben zaten seyretmiyorum yasaklansın derse yorumlar o yöne kayar. En kurtulamaz, tamam işi bitti dediğimiz yerden kurtuluyor polat ve adamları. Tabii bunun asıl nedeni dokuz canlı ya da çok şanslı olmaları değil. Kafayı çalıştırıp işin içinden çıkıyorlar. Tamam şanslılarda diyebiliriz. Okumaya devam et