Başlığa bakaraktan yanlış anlaşılma olmasın. Bu ne köprüde yapılan bir eylemin yazısı ne de Avrasya maratonu ile ilgili.

29 Ekime 3 gün kaldı. Geçen yıllarda özel günlerde Boğaz köprüsünde ışık ve havai fişek gösterileri yapılmıştı. Bu yılda yapılacakmış. Eğer bir aksilik olmazsa basında, forumlarda, türlü türlü sitelerde  yine o muhteşem görüntülerden pek çoğunu göreceksiniz.

29 Ekim öncesi aşağıdaki video dikkatimi çekti. Gösteri Güney Kore’nin başkendi Seul’de yapılmış. İzlerken aynı gösteriyi Boğaz köprüsünde hayal ettim.Okumaya devam et

Bir insan niye blog yazar? Niçin kendi bildiklerini (ki zaten kendi biliyordur) paylaşmak için zamanını harcar? Bu zamanını başka şeyler yaparak değerlendiremez mi? Kendisine bloğu yoluyla ulaşan hiç tanımadığı kişilere niçin yardım eder?

İnternet dünyasında ardı gelmeyen yasaklardan ve son olarak blogger’in engellenmesinden dolayı  bazı şeylerden  umudunu kesen, bu siteden de yazılarını paylaşmış olan “Hangman” (Ceyhun ALYEŞİL) arkadaşımız artık blog yazma işiyle alakasını tamamen kesitiğini söylüyor.

Sadece yazma işini bırakmıyor var olan tüm yazılarınıda sileceğini söylüyor. Okuduktan sonra silmemi istediği son yazısında şunları yazmış:Okumaya devam et

Mevzumuz Gillette Fusion Power Phenom’la tıraş olurken aklımızdan geçenler. Bir insan tıraş olurken ne düşünür? Ne kadar yakışıklı olduğu, dersler, kızlar, memleket meseleleri, geçim sıkıntısı, kullandığı tıraş bıçağının özellikleri… Hangisi?

Önce şimdiye dek tıraş olurken neler düşünmüşüm onu hatırlamaya çalıştım. Kayıtlar lazım olmaz diye biraz derinlere atılmıştı ancak pek azını çıkarabildim. Düşündüğüm sabit bir konu yoktu. Genelde tıraş faslını hemen bitirmek istiyorum ve en çok yüzüm ile ayrıntılar takılıyorum. Sadece tıraş bıçağını değiştirdiğimde ilk birkaç deneyimimde tıraş bıçağı hakkında düşünce balonları çıkıyor kafamda. Onda da “Hatice’ye değil Neticeye bakıyorum.” İyi mi kötü mü? Bundan sonra bu bıçağı almaya devam edeyim mi yoksa verdiğim paraya mı yanayım?Okumaya devam et

Son günlerde reklamlarını görmeye başladığım Sinpaş GYO’nun reklamlarını görünce çok tanıdık geldi.  Kullandıkları görüntüye oturmayan müzik olmasa böyle tanıdık gelmeyecekti belkide.

Çok çok önceleri Melih Kibarın Yadigar albümünden “Mesaj” müziğini arkaplan yaparaktan istanbul boğazı ile alakalı resimlerden oluşan resimlerle bir slayt gösterisi hazırlamıştım. Sonra bunu bloğumdan yayınladım. Başlıkta istanbul Böyle olsaydı?” idi.  Genel itibari ile beğenilen bir çalışma olmuştu.Okumaya devam et