Afrikalı İşportacılar

Onları ilk kez Beyazıt, Laleli, Taksim gibi insanların çok olduğu yerlerde gördüm. Sonra semt pazarlarında ve şimdide sokaklarda bile gezerek bir şeyler satmaya çalışırken görmeye başladım.

Semt pazarlarında bir ara çok görüyordum ama bu yakınlarda pek gördüğümü hatırlamıyorum. Herhalde zabıtalar göz açtırmıyor olmalı. O yüzden şimdilerde sokak sokak gezip saat, parfüm… vs satmaya çalışıyorlar. Sayıları arttıkça merkezi yerlerin dışında da görülmeye başladılar. Google’a sordum bunlardan kaç tane var diye. Yeni bir rakam bulamadım ama 2002 yılında İstanbul da  5500 Afrikalının olduğu ve bunların yarısınında işportacılık yaptığını söyledi. Kim bilir şimdi kaç kişilerdir.

Son bir iki haftadır sokaklarda ellerinde saat parfüm gibi şeyleri teşhir ederek satmaya çalışırlarken görüyorum. Bir tanesi kahvehaneye giriyordu. Girmeden önce kahvehane önündeki genç saatlere bakıyordu. Yanlarından geçerken ingilizce olarak nereli olduğunu sorduğunu duydum. Geçen günde bir tanesine kola ikram edilmiş konuşuyorlardı. Ben yanlarında geçerken kola için yine ingilizce olarak  teşekkür ediyordu. Aslında epey Türkçe biliyorlar. Pazarlarda konuşurlarken duymuştum.

Onları daha çok İstanbul Üniversitesi Kütüphanesinin önündeki otobüs duraklarında görüyorum. Bir kaç kişilik gruplar halinde geiyorlar. Sonra bekledikleri otobüsler gelince parça parça başka yerlere gidiyorlar.  Demekki Beyazıt Civarındaki otellerde kalıyorlar, ya da Aksaray’da kalıyorlar Beyazıt’tan satmak için mal alıyorlar. Sattıkları tüm malları kendileri getirdiğini zannetmiyorum. Muhtemelen bu malları alarak komisyon usulü’de çalışıyorlardır.

İçimden bir ses, önce merkezi yerlerde sonra semt pazarlarında ve en sonunda sokak sokak gezerek işportacılık yapan Bu Afrikalı kardeşleri sayıları arttıkça daha farklı yerlerdede görmeye başlıyacaz diyor. Mesela artık sokak aralarındaki tekstil atölyelerinde çalışmaya başlarlarsa hiç şaşırmam. Belki çalışıyorlardırda. Gıda sektörüne gireceklerini pek zannetmiyorum ama simit ya da boza satarken görmek acayip olurdu herhalde. Ya da elinde bir damacana ile kapınızda dikilirken görmek.

Sonuç olarak bu insanlar kendi ülkesinden çok uzaklarda ve insanları çok farklı bir ülkeden bu tür işleri yaparak ekmeğini kazanmaya çalışıyorlar. Bazıları hala işportacılık yaparken bazılarının yüzüne şanş gülmüş daha iyi yerlere gelebilmişler.