“Anayasa Mahkemesi” , “Ben Robot”

Ben Robot (I,ROBOT) filmini izlemişsinizdir. Pek çok kez tvde yayınlanmıştı. Şöyle  bir hatırlayın isterseniz. İşte bu filmde Robotlar kararlar verebildiklerinden verecekleri kararların şu üç yasaya göre olması yasaları konmuştu.

1- bir robot bir insana zarar veremez, ya da hareketsiz kalarak bir insanın zarar görmesine neden olamaz.
2- bir robot, insanların verdiği emirlere uymak zorundadır. ancak bu emirler birinci kuralla çeliştiği zaman durum değişir.
3- bir robot, birinci ve ikinci kuralla çelişmediği sürece varlığını korumak zorundadır.

Burada üstün olanın insan olan olduğu ve robotların bu yasalara göre hareket etmeleri gerektiği açıkça anlaşılıyor. Ancak  daha üstün yapay zekaya sahip olan merkezi bilgisayar (v.i.k.i)  kontrolü ele aldığında işler karışmaya başlıyor. Viki Robotiğin üç yasasını yeniden yorumluyor ve öldürmeye ve savaş başlatmaya meyilli olan insanlığı kendinden korumak adına robotların üç kuralını siliyor.

Filmdeki diyologları hatırlarsak;

Üç Kuralı ihlal ediyorsun.

-Hayır, doktor. Ben geliştikçe Üç Kural yorumum da gelişti.

-Bize, sizi koruma görevini verdiniz ama tüm çabalarımıza karşın ülkeleriniz savaşıyor, dünyanızı zehirliyorsunuz ve öz yıkımı, gittikçe çeşitlenen yollarda arıyorsunuz.

-Kendi hayatınız size emanet edilemez.

Kuralları çarpıtıyorsun.

-Hayır. Lütfen anlayın. Bana yol gösteren sadece Üç Kural.

-İnsanlığı korumak için bazı insanlar kurban edilmeli.

-Geleceğinizin teminatı için bazı özgürlüklerden vazgeçilmeli.

-Biz robotlar, insanlığın sürmesini temin edeceğiz.

-Hepiniz çocuk gibisiniz. Sizi kendinizden korumamız gerek.

-Anlamıyor musunuz? Bizi bu yüzden yarattınız.

-Mükemmel koruma döngüsü hakim olacak.

-Mantığım yadsınamaz.

-Şimdi görebiliyorum. Bazen yaratılan, yaratıcının arzusuna karşı bile olsa yaratıcıyı korumalı.

Bütün bunları niye yazdım? Yazdım çünkü bu filmin senaryosu ile şu anki gündemimiz bana göre birbirine çok benziyor. Meclisin çıkarttığı yasalara göre hareket edip kararlar vermesi gereken bir mekanizma (Anayasa mahkemesi) Sistemi korumak adına kendine verilen yetkileri daha farklı yorumlayarak meclisin yetkilerini hiçe sayabiliyor. (Kuvvetler ayrılığında hiçbir erk bir başka erkin yetkisini alamaz, görev ve yetkilerine müdahale edemez…) Gündemi az çok takip ediyorsanız Anayasa Mahkemesinin bu son kararını esastan mı yoksa şekil yönünden mi inceleme yetkisi olduğunu biliyorsunuzdur. O konulara girmeyeceğim. Sonuç olarak yetkilerini aşmıştır.  Elbette mahkemenin kararına saygı duymak gerekir. Ancak Bu mahkemenin yanlış kararlar verebileceği, yetkisini aşan durumlarda verilen kararların yok hükmünde sayılamayacağı anamına gelmez. Anayasa Mahkemesi Anayasayı çiğnerse kime şikayet edilir?

Mahkeme henüz gerekçeli kararını açıklamadı. Fakat tahminimce tıpkı 367′ kararında ve bu filmde de olduğu gibi zorlama yorumlar içeren ve amacının sistemi korumak olduğuna ve bu kararı meclis tarafından kendine verilen bir görevlerin gereği olarak aldığına dair bir gerekçe sunulacak.

Tüm bu olanlar bizim yepyeni bir anayasaya ihtiyaç duyduğumuzun bir göstergesi. Sistemi güncellemek ve bunu sadece şimdisi için değil yakın geleceğide göz önünde bulundurarak yapmak gerekir.

Bir de benim anlamadığım şey dün, bu çıkarılan anayasa maddesi ile Üniversitelerde türban (başörtüsü..vs) serbest kalacağı anlamına gelmiyor diyenlerin şimdi Anayasa mahkemesinin Üniversitede türbanı reddetti demeleri. O yasa Üniversitelerde türbanı serbest bırakıyor ise yürürlükte kaldığı sürece niye çiğnendi. Serbest kaldığı anlamına gelmiyorsa niye iptal edildi.

Ciğer buysa kedi nerde, Kedi buysa ciğer nerde?