Bir delinin Şiiri

Öncelikle herkese yaşlandığında torunlarına anlatabilceği ve sevdikleri ile birlikte olabildiği daha nice bayramlara ulaşması dileğiyle başlıyayım. Ramazan bayramınızı kutlarım.

Nerde o eski bayramlar…. Nerde o eski ramazanlar…. Nerde o eski günler…. Nerde benim çoraplarım…

Sonuncusu konuyla alakasız kaçtı ama yinede yazdım. Efendim hayat gün geçtikçe gelişen teknoloji ile daha da kolaylaşıyor ama insanoğlu nedense hep eskiye bir özlem duyuyor. “Eskiye rağbet olsaydı bit pazarına nur yağardı” diye bir atasözümüz varya. İşte bu söz çok küçük bir alan harici doğruluğunu yitiriyor. Topkapıdaki bit pazarı kaldırılmadan önce gitmiştim bir kaç kez. Satılan eşyaların çoğu çöpe atılacak dercede kötü olduğu halde pazar çok kalabalık olurdu. Pazarı ve bitleri bir kenara bırakıp ramazan ve bayram olayına geçelim.

Size bu son uyarım! Bir daha eski ramazanları ve bayramları özlemeyeceksiniz.  Çünkü hiç bir faydası yok eskiye özlem duymanın. Eski günleri unutun demiyorum. Sadece artık o eski ramazanlar, bayramlar, günler yok diyerek şimdikilerin sönük geçmesine müsade etmeyin. Böyle devam ede ede eskisi kadar pek tat alamadığınız bu bayramları bile özleyeceğiniz günlerde  gelir.

Kişisel olarak, ailesel olarak ve çevresel olarak daha iyi bir bayram yaşayabilmek için elinizden geleni yapın. Çocukları sevindirin, harçlık verin, şeker verin… Tamam harçlık topladığınız o günleri özlüyorsunuz ama artık harçlık dağıtma sırası sizde.

Şu sözü sakın ha unutmayın.

Dünya üç günlüktür!  Dün, bugün ve yarın. Dün geçti, yarının geleceği belli değil, öyleyse bugünün kıymetini bil!

Yazıya bir şeker resmi koyup altına buyrun istediğiniz kadar alın gibisinden artık bayatlmaış espiriler yazmak yerine aklıma başka bir şey geldi. Size siteden şeker dağıtıp ağzınızı tatlandıramam ama hoşunuza gidecek şu şiirle bayramda  yüzünüzde bir gülümseme yaratabilirim belki.

Benzer Yazılar