Salı
30 Eyl 2008

Bir delinin Şiiri

yazar pardus007  Kategori: Gündem, günlük

Öncelikle herkese yaşlandığında torunlarına anlatabilceği ve sevdikleri ile birlikte olabildiği daha nice bayramlara ulaşması dileğiyle başlıyayım. Ramazan bayramınızı kutlarım.

Nerde o eski bayramlar…. Nerde o eski ramazanlar…. Nerde o eski günler…. Nerde benim çoraplarım…

Sonuncusu konuyla alakasız kaçtı ama yinede yazdım. Efendim hayat gün geçtikçe gelişen teknoloji ile daha da kolaylaşıyor ama insanoğlu nedense hep eskiye bir özlem duyuyor. “Eskiye rağbet olsaydı bit pazarına nur yağardı” diye bir atasözümüz varya. İşte bu söz çok küçük bir alan harici doğruluğunu yitiriyor. Topkapıdaki bit pazarı kaldırılmadan önce gitmiştim bir kaç kez. Satılan eşyaların çoğu çöpe atılacak dercede kötü olduğu halde pazar çok kalabalık olurdu. Pazarı ve bitleri bir kenara bırakıp ramazan ve bayram olayına geçelim.

Size bu son uyarım! Bir daha eski ramazanları ve bayramları özlemeyeceksiniz.  Çünkü hiç bir faydası yok eskiye özlem duymanın. Eski günleri unutun demiyorum. Sadece artık o eski ramazanlar, bayramlar, günler yok diyerek şimdikilerin sönük geçmesine müsade etmeyin. Böyle devam ede ede eskisi kadar pek tat alamadığınız bu bayramları bile özleyeceğiniz günlerde  gelir.

Kişisel olarak, ailesel olarak ve çevresel olarak daha iyi bir bayram yaşayabilmek için elinizden geleni yapın. Çocukları sevindirin, harçlık verin, şeker verin… Tamam harçlık topladığınız o günleri özlüyorsunuz ama artık harçlık dağıtma sırası sizde.

Şu sözü sakın ha unutmayın.

Dünya üç günlüktür!  Dün, bugün ve yarın. Dün geçti, yarının geleceği belli değil, öyleyse bugünün kıymetini bil!

Yazıya bir şeker resmi koyup altına buyrun istediğiniz kadar alın gibisinden artık bayatlmaış espiriler yazmak yerine aklıma başka bir şey geldi. Size siteden şeker dağıtıp ağzınızı tatlandıramam ama hoşunuza gidecek şu şiirle bayramda  yüzünüzde bir gülümseme yaratabilirim belki.

Etiketler: , , , , ,

 



Yorumlar


  1. Yeni yazılar e-posta'ma gelsin istersen..:
    Google ile takip etblograzzi
  2. 5
    Sertalp Bilal
    30 Eyl, 2008 saat: 13:30

    Birol abi, bayramın mübarek olsun. Gerçekten güzel bir yazı olmuş, inşallah her bayramımız giderek daha güzel olur :)
    * * *
    Pardus007
    Teşekkürler, Mutlu Bayramlar….

  3. 4
    pardus007
    01 Eki, 2008 saat: 17:34

    Osman ÖZSOY’un Haber7.com’da yazdığı konu ile alakalı ilginizi çekebilecek bir yazı

    Eski ramazanlarda bunlar yoktu

    Bir ramazan ayı daha geride kaldı.

    Birçok kişinin sıla hasreti çeker gibi neden “ah eski ramazanlar” diye iç geçirdiğini aşağıda izah edeceğim. Ama ondan önce yazmamız gereken bazı tarihi gerçekler var.

    Hayatımda bir kez olsun “ah eski ramazanlar” diye hayıflandığımı hatırlamıyorum. Şuna emin olun! Eski ramazanlar günümüzde idrak ettiğimiz ramazanlardan daha güzel değildi. Bize neden güzel geliyordu meselesini yazının sonlarında bulacaksınız.

    Bir araya geldiklerinde ah eski ramazanlar diye öykünüp duranlar, herhalde 150-200 sene öncesinden söz etmiyorlar. Olsa olsa kendi yaşadıkları eski ramazanları kastediyor olmalılar. Bir kişinin ortalama 10 yaşında oruç tutmaya başlamış olduğunu varsayarsak, “ah eski ramazanlar” diye iç geçirilen süre en fazla 60-70 sene öncesini kapsıyor olmalı.

    Konuya bu açıdan yaklaştığımızda beraberce bir bakalım, eski ramazanlarda ortam nasıldı?

    Örneğin 60 sene önce bu ülkenin minarelerinde aylardan ramazan bile olsa “Allah’ü Ekber” diye ezan okunması yasaktı. Ezanlar “Tanrı uludur, Tanrı Uludur” diye tangır tungur okunurdu. Biri çıksa orijinal haliyle ezan okumaya kalksa kalan ömrü cezaevlerinde heder olurdu.

    O kadar uzağa gitmeyelim. 30 sene öncesinde bu ülkede 3-5 kişi bir araya gelip dini sohbet yapmaya kalksa ayin yapıyorlar diye şikâyet konusu olur, soluğu en yakın karakolda alırlardı. Kolluk kuvvetleri, içinde ne yazdığına bile bakmadan dini terminolojiyi çağrıştıran eserleri ev ve işyerlerinden birer suç aleti gibi toplar, sahiplerini de derdest eder götürürlerdi. Bu ülkede bunların hepsi oldu.

    Sadece 20 sene önce, dönemin TOBB Başkanı Ali Coşkun, iftar yemeği verdi diye dönemin Cumhurbaşkanı Kenan Evren tarafından Çankaya’da hesaba çekilmişti.

    Biraz daha yakına gelelim!

    15 yıl önce bu ülkenin meydanlarında öyle iftar çadırları falan yoktu. Ramazan etkinliği diye bir kavram bilmiyordu gerek belediyeler, gerekse de diğer kurumlar. Şimdi bırakın İstanbul gibi büyük şehirleri, 3-5 bin nüfuslu kasabalarda bile iftar çadırları kuruluyor.

    Çadırlardan söz etmemizin nedeni içinde içilen çorbalar değil elbette. Her çadır birer sahne, birer konferans salonu gibi çok farklı ramazan etkinliklerine kucak açıyor ve birer kitle eğitim merkezi misyonu icra ediyor. Her gecesi dolu dolu geçiyor bu tür mekânların ve etkinlik yapmaya müsait her türlü salonun. Ramazan ayı mahallelere kadar yayılmış bir şekilde ortak kullanım alanlarında her yönüyle ihya ediliyor.

    Özel televizyonlar ise ayrı bir şans. Reytinglere dikkat ediyorum, muhafazakârlığıyla öne çıkan kanallarda kandil gecelerinde yayınlanan programlar ve ardından yapılan dualar listelerde en başa oturuyor. Toplum Yaradan’ın çağrısına ve İslam’ın sesine kulak veriyor.

    Bu ülkenin on binlerce insanı, Ramazan umreleri için kutsal topraklara sel gibi akıyor ve oralardan ülkemize dua gönderiyor. Başta Eyüp Sultan olmak üzere Selâtin Camilerinin avluları birer Medine siluetine bürünüyor.
    Bakmayın kimi eski toprak sanatçıların ramazan denildiğinde Şehzadebaşı ve Direklerarası etkinliklerinden söz etmelerine! O zaman nispeten seçkinci sınıfa hitap eden o tür etkinliklerin yerine, şimdilerde Anadolu’nun dört bir yanına yayılmış, her kesimden insana hitap eden programlar icra ediliyor.

    Bazı açılardan eleştirilebilir olsa bile, bu ülkenin en seçkin otel ve restoranlarında hatırı sayılır iftar programları yapılıyor ve kimi zaman her dinden insan bu tür zeminlerde Semavi Din Mensubu olmanın ortak paydasında bir araya gelmenin huzurunu yaşıyor.

    Yakınlarda kaybettiğimiz Prof. Dr. Asaf Ataseven’den bir ara, Tıp Fakültesi’nde okuduğu ilk yıllarda Süleymaniye Camisinde bir avuç insanla Cuma namazı kıldıklarını dinlemiştim. Şimdilerde tüm camiler ışıl ışıl, Salâvat-ı Şerifeler gürül gürül!

    20-30 sene öncesine kadar İslami yayınlarda bu kadar çeşitlilik yokken, şimdilerde fuar alanları kitap sevdalıların beğenisine sunulmuş binlerce eserle hizmet vermeye çalışıyor.

    Neyi arıyoruz!

    Demek istediğim o ki, ramazan aynı ramazan! Ramazanın kendisinde bir değişiklik yok!

    Değişen biziz, yani insan!

    “Ah eski ramazanlar” diyenler aslında çocukluk günlerinin ramazanlarını özlüyorlar! Yani, duygularının henüz dünya malı ihtirasıyla kirlenmediği, siyaset ya da ekonomi gündemiyle iğdiş olmadığı, geçim kaygısıyla gölgelenmediği ya da yüksek refah seviyesinin getirdiği tüketme yoğunlaşmasıyla perdelenmediği günleri!

    Aslında eskiyen ramazanlar değil! Bizim duygularımız!

    Biz eski ramazanları değil, aslında eski bizi arıyoruz.

    Ramazanlar her yıl daha bir coşkuyla ihya ediliyor bu ülkede. Önemli olan, bizim ne kadar bir coşku ve sarmalanma duygusuyla karşılık verdiğimizdir bu mübarek gün ve gecelere.

    Yüce Yaratan da memnun ki demek geride bıraktığımız ramazana milletçe verdiğimiz hüsnü muameleden, ramazanın son günlerini kesintisiz rahmet yağmurlarıyla şenlendirdi ve bereketini katladı ülkenin.

    Ramazan aynı ramazan!

    Biz bu iklimin neresindeyiz sorusu, “ah eski ramazanlar” dillendirmesinden daha gerçekçidir inan!
    Nice ramazanlara kirlenmemiş duygularla erişmek dileğiyle.

  4. 3
    Murat
    02 Eki, 2008 saat: 19:01

    Öncelikle iyi bayramlar Birol Abi..Çorablarını araya araya bayramı bitirdim haa bayramın 1.gününden beri arıyorum ama yeni buldum buyur burda..
    http://www.deveyuku.com/ProdImages/group9/20643_big.jpg

  5. 2
    TAYYİP ŞENSES
    25 Kas, 2008 saat: 18:37

    gercekmı yalanmı arasında gıden bır dunyanın ortasında yazılan bır sıır bu ama belki dınleyen guluyor ama anlamı ve onemı buyuk olan bır sıır kım yazmıs kım soylemısse anlından opuyor basarıların devamını dılıyorum not:bu sıırı anlamak ıcın gercekten sevmek gerekır,,,,ben sevdım ve sımdı cok pısmanım

Geri izleme

  1. NTV Foto Röportajları Fatih Pınar | Pardus007

Yorum yapin


Yorum yapmadan abone ol

blank