Çaycuma Köprüsü

Zonguldak Çaycuma da 06.04.12 Cuma günü  en az 15 insanımızın ölümüyle sonuçlanan çöken köprü üzerine o köprüden defalarca geçen biri olarak, bir Çaycuma’lı olarak bende birşeyler söylemek isterim.

Bu Filyos Çayı/Irmağının ilk can aldığı olay değildir. Şimdiye kadar çok canlar aldı Filyos. Köyden komşumuzu, ilkokuldan arkadaşımı… ve hatta birkeresinde neredeyse benim de canımı alıyordu. Yıl boyunca debisi çok değişkenlik gösteren bu çayın şekli taşıdığı muazzam kum ve çakıl yüzünden sürekli değişmektedir.

Çaycuma da yıkılan köprü

Çocukluğumda Filyos yazın ekinlerin yıkandığı, mandaların yüzdüğü yerdi benim için. Kışta baharda bütün şiddeti ile akan yazın ise nerdeyse kuruyan bir ırmaktı. Halen de öyle… Bir tek artık ekinler yıkanmıyor  ve artık eskisi kadar manda da yok …

Bu yıl memlekete çok kar yağmış. Eriyen kar suları Filyosu daha bir çoşturmuş. Bu köprünün ilk kez karşılaştığı  bir durum değil. 61 yıldır defalarca, hatta ekranlara yansıyan debi miktarından daha fazlasını da gördü bu köprü. Yanına yeni bir köprü yapıldı. Trafiği rahatlatmak ya da duble yol yapmak maksatlı değil. Eskidiği için artık ömrünü tamamladığı düşünüldüğü için.

Üstünden her geçtiğimde bu köprü nasıl yıkılmaz diye düşünürdüm. Çünkü su o kadar şiddetli akardı ki… Köprü ayaklarının önünde büyük büyük taşlar olurdu ki su köprünün altını süpürmesin.  Ancak medyaya yansıyan görüntülerde göremedim. Dahası köprünün hemen ilerisine yapılan bendin bir bölümüde yıkılmıştı. Bu da suyun köprünün yıkılan kısmındaki debinin daha da artmasına neden olmuş. Tüm bunların ana  nedeni de açılan baraj kapakları… Karayollarının ihmalkarlığı da eklenince işte sonuç bu oldu. 15 can.  Daha da fazlası olabilirdi. Çünkü Cuma günü Çaycuma da pazarların kurulduğu, en kalabalık olduğu gündür.

Peki şimdi suçlu kim? 15 canın bedelini kim ödeyecek? Söyliyeyim. Hukuken kimse suçlu bulunamayacak. Karayolları ben bakımımı yaptım sebep açılan baraj kapakları diyecek, kapakları açanlarda açmak zorundaydık bilemezdik diyecekler…

Başta hiç ihtimal vermiyordum ama bugün köprünü diğer parçasının yıkılma şeklini görünce diyebilirimki kaybolan minibüs galiba ilk yıkılan beton bloğun altında kalmış olabilir. Onca can yitirildikten sonra ne desek boş, ne kadar çok tedbir alsak anlamsız. Yakınlarını kaybedenlere Allah’tan sabırlar dilerim.