Kuruyemiş Bayramı

Bir yıl daha geride kaldı. Çokda çabuk geçti aslında.  Daha yeni 2010 a girmiştik. 2011 in acelesi neydiki bu kadar…

2010 un son gününde saat 12 ye kadar işyerinde idim. İş çıkışında  servisi beklerken karşımıda tam bir havai fişek gösterisi vardı. Eve dönerken yollar hep boştu. Gecenin o saatinde evlerin ışıkları hep yanıyordu. Türk halkının büyük bir bölümü yılın bu son saatlerini evde tv başında kuruyemiş vs. yiyerek geçiriyor. Bunu marketlerdeki kuruyemiş reyonlarından da kuruyemişçi dükkanlarının kalabalığından, tv deki reklamlardan anlamak mümkün.

Ramazan Bayramına “Şeker Bayramı” diyenler yılbaşına neden Kuruyemiş Bayramı demezlerki… Bu gündüz gerçekleşen bir olay olsa bayramda şeker toplayan çocuklar yılbaşında kuruyemiş toplarlardı herhalde… Tamam abartmayalım.

“Kuruyemiş Bayramı” diye  aratınca ilk kez öğrendiğim bir şeyle karşılaştım.  Osmanlılarda Nevruz dan önceki üç Cuma günü kuruyemiş bayramı olarak kutlanırmış. Bundaki esas amaç Nevruz dan sonra tazelerinin çıkacağı düşünülerek Kuruyemiş satan esnafın elinde kalıp zarar etmemeleri ve kalanların elden çıkarılması imiş.  İşte böyle…

Son olarak 2011 yılının gönlünüzce geçmesini dilerim.  Mutlu, sağlıklı ve Huzurlu…