Salı
10 Haz 2008

Laiklik Sorunsalı

yazar hangman  Kategori: Gündem, siyaset

Öncelikle yazının başında amacımın Anayasanın Laiklik ilkesine karşı gelmek olmadığını, yazının tamamen bir beyin jimlastiği olduğunu, burada yazılanları anlama kapasitesine sahip değilseniz ve beni garip garip şeylerle itham edecekseniz sizi uyardığımı ve yazımı okumanızı istemediğimi belirtiyim. Bu yazı düşünmeyi seven, zeki insanlar için yazılmıştır gerisi beni ilgilendirmiyor…

Türkiye garip bir ülke. Bu ülkede sizi demokrat olduğunuz için tarikatçılıkla, liberal olduğunuz için gericilikle suçlayabilecek bir grup gerizekalı var. Bireysel özgürlüklerden yana olan bir liberal hangi mantıkla gerici ilan edilebilir anlıyamıyorum. Bunun tek bir açıklaması var cahillik. İnsanlar birşeylere inanıyor ama neye inanıyorlar, karşı görüşlüler neyi savunuyor bilmiyorlar. En ufak bir zeka kırıntısı barındırmayan bu grup üstüne üstlük kendilerini halktanda üstün görüyor, zeki oldukları yanılgısına düşüyor.

Birşeye inanıyorsanız neden inandığınızı açıklayabilecek birikime sahip olun. Dinden bahsedelim; Allah’a inanıyorsunuz peki neden? Aileniz size öyle öğrettiği için mi yoksa kendi inancınıza sahip olduğunuz için mi? Şükür ki ben kendi inancıma sahibim. Gece gündüz demeden, uykuyu bırakıp düşünürek inandığım şeylerin doğruluğunu kabul ettim. Kimsenin lafıyla değil, kendi araştırmalarımla gerçeği buldum. Kendinize solcu diyorsanız solun ne olduğunu, kemalist diyorsanız kemalizmin ne olduğunu öğrenin. Bir muhafazakarla tartışacaksanız muhafazakarlığın ne demek olduğunu, karşınızdakinin nelere inandığı araştırın, öğrenin.

Hayatta hertürlü insanla muhabbet etmeye çalıştım. Solcu arkadaşım da var, sağcı arkadaşım da var. Onları hep dinledim. Söylediklerine belki inanmadım, belki karşı çıktım ama hep dinledim! Bu insanlar nelerden bahsediyor, ne demek istiyorlar anlamaya çalıştım. Onların bilgilerini aldım ve evet onları sömürdüm, kullandım! Kendi gelişimim için herkesin fikrini dinledim. Sonra bir gün kendi fikirlerimden bahsetmeye başladım…

Şimdi biraz düşünelim. Laiklik kavramının anavatanı avrupa, bizim anayasamıza fransadaki biçimiyle girdiğini duymuştum. Genel olarak söylenen “din işleriyle devlet işlerinin birbirinden ayrılması” kavramı olduğu. Avrupanın geçmişine biraz göz atacak olursa devletlerin neden laik olmak istediğini anlayabiliriz;

Din kullanılarak kendilerini ilah eden insanların olduğu halkı sömürdüğü bir dönemi yaşadı avrupa. Aynı zamanda din adına çeşitli savaşlar çıkarıldı, haçlı seferleri yapıldı. Burada din kullanılmasına rağmen asıl amaç ticari, siyasiydi. Ama din bu konulara alet edildi bir “sebep” oldu. Vatikana bağlı kiliseler Avrupa halkını sömürdü, servetlerine servet kattı, halkı yozlaştırıp gelişimin önüne engel oldu sonra yine gün geldi bir reform hareketiyle bu baskı kısmi ölçüde bertaraf edildi. Kilise zayıfladı, gücünü tanrıdan aldığını iddia eden monarşiler yıkıldı. Avrupa dinin kullanılmasının çok tehlikeli olduğunu gördüğünden, dersini aldığından dolayı laiklik diye bir kavram üretti. Bunu uygularken devletin dinle olan bağlantısını kısmen kesti kiliseler yine vatikana bağlıydı ama halka zulüm yapma gücü artık yoktu.

Cumhuriyetin kurulmasıyla birlikte devletimizin kurucuları bu yeni dünya görüşünü benimsedi, hilafeti, saltanatı kaldırdılar, devleti laik bir yapıya oturttular yada en azından oturttuklarını düşündüler. Bu ilk kuruculardan sonra çeşitli sorunlar yaşandı. Halk laikliğin ne olduğunu bilmediği gibi kendilerine laik sıfatını yakıştıran insanlarda laikliğin ne olduğunu kavrayamadı. Kimse bu laikliğin tam açıklamasını getiremezken ortalıkta bir kavga patladı ve insanlar birbirine girdi. Şimdi gelin laikliğin ne olduğunu anlamaya çalışalım;

Avrupa tarihinden ders aldık ve dini devletten çıkardık. Bu açıdan anayasamızda Türkiye Cumhuriyeti laik bir devlet olarak duyurulsada gerçeğe baktığımızda ibadethaneler devlete bağlı, din adamlarını devlet yetiştiriyor ve maaşlarını devlet ödüyor, diyanet işleri kurumu devlete bağlı. Diğer dinlerden misal; patrikhanenin açmak istediği okul da bile devlete bağlanma şartı aranıyor o halde devlet dinin yaşanışını yönetiyor, devlet dine el atmış durumda o halde söyliyebiliriz ki devlet şuanki yapısı itibariyle laik değil!

Gelelim laiklik anlayışında ki yanlışlara bence evet devlet politikasını belirlerken dini bir kıstas olarak almamalı. Sonuçta bir devlet içersinde farklı inançlardan insanların olması çok doğal içlerinden sadece bir grubun tarafını tutmak devlete de , millete de zarar verir bu yüzden devlet laik olmalıdır, tarafsızlığını tüm inançalarına karşı korumalı hiç birini güçlendirecek veya zayıflatacak hareketlerde bulunmamalıdır. Aynı zamanla devlet dini kullanmamalı yapacağı hamlelerde dini gerekçe göstermemelidir. Devlet bir insan değildir, devletin dini olmaz!

Burada şöyle bir yanlış düşünce hakim bugün yargıçlar bile bu hataya düşüyor. Din siyasette kullanılamaz, siyasetçiler dinden bahsedemez… Hayır! Eğer bu görüşü savunursanız size şu örnekle gelirim: Birisi çıktı geldi sadece bir kişi “ben Kemalizmi bir din olarak kabul ediyorum önderimde benim için bir peygamber ben bu dinimi özgürce yaşamak istiyorum” dedi. O andan itibaren kemalizm de yada başka bir ideoloji bir din haline gelmiş olur ve bunu siyasette kullanmak yasaklanır! Bu öyle bir noktaya giderki politika hiç bir ideoloji, fikir üzerinden yapılamaz hale gelir. Ayrıca mahkemeler dinin siyasete alet edilip edilmediğini neye göre belirleyecek? Kıstasları nasıl belirleyeceksiniz? Tek tek dinlerimi araştıracaklar? Din tanımımı yapacak? Oldukça karmaşık olan bu konularla hukuku germenin anlamı ne?

Elbette bir siyasetçi kendisini seçen halkın değerlerinden bahsedecek. Bireyi birey yapan tercihleri olduğuna göre inanç terhicihi görmezden gelinemez. Siyasetçi hitap ettiği topluluğun dini inançları üzerine olan fikirlerini de toplulukla paylaşabilmelidir. Sonuç olarak bence laiklik, dinin devletle ilişkisini düzenlemeyle ilgilidir. Partilerin, halkın tercihlerini yorumlama, sınırlamayla alakalı bir kavram değildir aslında tamamen onların inançlarını özgürce yaşamaları için ortaya çıkmış bir kavramdır bu yüzden ben bu söylediklerim çerçevesinde “Laik” bir insanım.

Ceyhun ALYEŞİL

www.devador.com


  • Reklam
  • Benzer Yazılar
  • Tüm Etiketler
  • Gözüme Takılanlar


Yazılarımızdan E-posta yoluyla haberdar olmak isterseniz adresinizi girin...:

Rastgele bir yazı için...
Ne çıkarsa bahtıma!
Tags , , , , , , ,

 

Son yazı:



Yorum yapin


Konu dışı yorum ve istekler için lütfen burayı kullanalım.

Yorum yapmadan abone ol


blank