Magnum reklamı

izlediğimiz çoğu reklamda ürünü sattırabilmek uğruna duygu sömürüsü ya da abartı yapıldığını görüyor ve hissediyorsunuzdur. Bence bunların yapılmasında pek sakınca yok. Tabii ipin ucunu kaçırmamak şartıyla.

Son izlediğim magnum reklamındaki bir sahne beni rahatsız etti. Magnumu yediyseniz ürünü bilirsiniz. Güzeldir ve pahalıdır. Bu yüzden pek paylaşmak istemeyebilirsiniz. Zaten bu yüzdende (bana göre)  Magnum reklamlarındaki karakterler bencil tiplerdir. Hatta bazen gözünü toprak doyursun diyeceğiniz kişiler vardır ya ona yakın açgözlü, doyumsuz tipler. Bşkasının elindekilerde gözü vardır. Mesela bir önceki reklamlarında saray gibi bir yerdeki davete giden kadın önce çevresine bakıp mükemmel bir ortam diyor sonra avizedeki lambalardan biri söner gibi olduğunu görünce nerdeyse mükemmel diyordu.

Eva Mendes ‘in oynadığı son reklam filminde de baş karakter magnum yerken böyle bir tipe bürünüyor. Yüzde 99 luk indirimi uzaylıların bir arabayı kaçırma sahnesi umrunda bile değil. Beni rahatsız eden sahne ise az evvel bir itfayecinin kendi canını da tehlikeye atarak yanan binadan kurtardığı bebeği bile  gördüğünde bir gram etkilenmemesi. Reklamın sloganı neydi: “Magnum varken gözün hiçbirşey görmez!”. Tamam ama bu kadar da değil !

*   *   *

Bir de 102 yaşındaki ihtiyarla yenidoğan bir bebeğin buluştuğu  Coca Cola reklamı var. Tamam duygu sömürüsü yapıyorsunda yenidoğan çocukla kolanın ne alakası var. Su olsa anlarım. Su hayattır falan… Daha dur bakalım önce mama, sonra meyvesuyu reklamında oynasın. 102 yaşındaki elemanın ömrü vefa ederse çocuk büyüyünce içerler beraber. O zaman şöyle bir mesaj verirsin. “Bak torunum. Bu kolayı zararlı diyorlar. İçinde şu var bu var diyorlar. Kaç yaşına geldim bak  hala ölmedim. İç tadını çıkar hayatın. Sana da öyle derlerse; dedemde çok içermiş ama bak adam 112 yaşında öldü dersin. Zaten atın ölümüde arpadan olsun.” :)

Reklam videolarını bir ara koymaya çalışacağım.