Bir ara ülke gündemini epey meşgul eden “mahalle baskısı” denen şey gerçekten varmış. Hani şu üniversitelerde türbana izin verilince oluşan baskı nedeniyle herkesin (belki de erkekler bile :) )türban takacağına dair Türkiyenin İran Olmadı Malezya olacağı şeklindeki söylemler. Ben hiç öyle şey olurmu demiştim.  Çünkü;

Diyelimki sıradan bir tekstil atolyesi düşünün. Genelde bayanların ağırlıklı olarak çalıştığı bir yer. Üniversite için dersaneye gidebilmek amacıyla bir yıl çalışmıştım bende. Bu tekstil atölyesinde bir çok başı kapalı bir çok bayan olduğu gibi başı açık bir çok bayan çalışır. Ben çalıştığım bir yıl boyunca ve de diğer zamanlardaki izlenimlerim süresince bu bir arada çalışan bayanların birbirine baskı yapıp kapattırmaya ya da başını açtırmaya çalıştıklarına şahit olmadım. Hatta bu yüzden tartıştıklarına da… Tabii benim böyle birşeye şahit olmamam genel bir baskı olup olmadığna dair bir referans olarak gösterilemez. Tıpkı tek tük gösterilen olayların genel bir baskı olduğunu göstermeyeceği gibi…

Artık köylerimizde bile (o dar alanda) kızlara başını ört baskısı en azından bizim köyümüzde ve çevre köylerde kalmadı gibi. Kaldıysada fazla işe yaramıyor gibi. Çünkü özellikle düğünlerde kızlara dikkatle bakarsanız bırakın başını açmayı giydiği elbisenin dekoltesini abartanlar bile oluyor. - başını örtmediği için değil ama fazla açık giyindiği için tepki alanları bizzat yakından görmüşlüğüm vardır- Birde normalde  başını pek kapatmadığı halde artık müstakbel kaynanasına hoş  gözükmek içinmidir yoksa toplum içine gittiğinden midir bilmem düğünlere vs  giderken başını kapatanlarıda görmüşlüğüm vardır. Ama bakıyorsunuz ki bir düğünde başını kapatmış baskasında açık gitmiş. Her iki durumda, niçin böyle yaptığıda beni ilgilendirmiyor.  Bu olaya en fazla modacı gözüyle bakmak mümkün. Başkasınada hakkımız yok zaten.

Sizin köylerde durum nedir?

Köylerdeki izlenimlerim yine “mahalle baskısı” denilen şeyin var ya da yok olduğunu elbette kesin   olarak göstermez.  Ama birileri sürekli “Mahalle Baskısı” olacağına dair insanımızı ikna etmeye çalıştı.

-Eğer üniversitelerde türban serbest bırakılırsa kesin olur. Valla billa olur.

Ne oldu şimdi o mahalle baskısı. Ülke gündemini niye eskisi kadar meşgul etmiyor. Nerde bir zamanlar siyasetçilerimizin ateşli bir şekilde tartıştığı ve çok büyük tehlike olrak gösterilen mevzular.

Fakat bugün tam olarak anladım “mahalle baskısı”nda neden bu kadar ısrarcı olduklarına. Bana bunu bugünkü, yazıyı yazdığım saat itibari ile dünkü VATAN Gazetesinin manşete taşıdığı haber anlamamı sağladı. Daha fazla detaya girmeyeceğim. Çünkü şu söz durumu özetliyor. “Sen kendin nasılsan karşındakinide öyle görürsün” mahalle baskısı

Şimdilerde Kapatma davası -ki 367  ile tam yıkılmasada yan yatan Türk yargısına kaşı olan inancıma, bu dava sonucuna göre yıkılmalıdır yada oturulabilir raporu vermeme neden olacak-  ve Ergenekon olayları moda.

Birde birileri üniversiteleri karıştırmaya çalışıyor. Son olaylarda provakatörler açıkça göz önüne gelince ve işin ucu takip edilmeye devam edilince olayların “Kız Meselesi” yüzünden çıktığına dair haberler okudum. Biz bu haberi okuyunca ha kız meselesimi, boşver o zaman unut gitsin diyeceğiz !- Olur böyle vakalar Türk Polisi yakalar-

Ama belki gerçektende “Kız meselesi” dir sebep. Her ne kadar yüzü mozaiklenerek gazete manşetlerinde gösterilen kızın yok öyle birşey bunlar imralıdakinin doğumgününden başlayan olaylar desede belkide budur sebep. Koskoca gazeteler yalan yazacak değilya! Belki bu 60-70′lerde yaşanılan olaylarda kız meselesinde çıkmıştır.

Dünyanın binbir türlü hali var.


  • Reklam
  • Rastgele Yazılar
  • Tüm Etiketler
  • Gözüme Takılanlar

 



Yorum yapin


Yorum yapmadan abone ol


blank