geri
İleri
Cuma
25 Nis 2008

Millet Ruhu – Bir yiğit vardı

Az evvel sahirzamanlar’da okuduğum bir şiir içimde bir şeylerin kıpraşmasına neden oldu. Şiir M. Fethullah Gülen’in Millet Ruhu adlı şiiri. Böle güzel bir şiir için video sitelerinde yapılmış klip ya da animasyonlar mutlaka vardır deyip biri kaç tanesini izledim. Buraya koyduğum videoda ise şiiri sahibinden dinleyince gözlerim doldu.

Bazı zamanlar aklıma gelmiştir. Vatan topraklarını düşman eline bırakmamak için dört bir cephede mücadele eden can veren askerlerden biride ben olsaydım ve ailemin bilmediği isimsiz bir mezarda  bir yatsaydım. Sonra bir hayal alamine dalar çoğu zaman gözlerim dolar. Bu hayali özellikle Elveda Rumeli’deki askerlerin savaş sahnelerini (12 8dk 50 saniyeden itibaren – 3 ilk 60 saniye ) izlerken yaşadım. Sizin için birkaç video seçtim. Onları bu yazının devam sayfalarından izleyebilirsiniz.

Unutmadan Bugün Çanakkale Savaşları’nın 93. yıldönümü…  ( 12 )

2 sayfadaki  video: Memleket sevdana yürek gerek

3. Video : Çıkayım gideyim Urum iline

4. Video: Mavrovadan aldım Sümbül

5. video: Mendilimin Yeşili

6 video: Bir Ah çektim derinden

7. Video Goran Bregoviç’in Ederlezi’siyle bir animasyon

Sayfalar: 1 2 3 4 5 6 7

Rastgele yazılar

Kategori: günlük, video
Yorum Yapın
  1. mustafa caymaz
  2. mustafa caymaz
    Mayıs 16th, 2009 at 22:26| #2

    Bir yiğit vardı, yaşarken hiç gülmedi,
    Yaşadığı asırda bir örneği bulunmaz unvanı vardı,
    Cemiyetin imanını kurtarmak için dünyasını harcadı,
    Bir yiğit vardı, yaşarken hiç gülmedi.

    Harp meydanlarında, esaret zindanlarında,
    Memleket hapishanelerinde, mahkemelerde,
    Görmediği ceza, çekmediği eza kalmadı,
    Bir yiğit vardı, yaşarken hiç gülmedi.

    Divanı harplerde cani gibi yargılandı,
    Bir serseri gibi diyar diyar sürgüne yollandı,
    Zindanlara atıldı, vücuduna defalarca zehir yapıldı,
    Bir yiğit vardı, yaşarken hiç gülmedi.

    Bir kış mevsimiydi Afyon’da,
    Altmış kişilik koğuşta tek başına,
    Zemin buz, camlar kırık, sızan kar koğuşta,
    Bir yiğit vardı, yaşarken hiç gülmedi.

    Bir köşeye yaslanmıştı, bir yiğit ihtiyar,
    Abdest alınacak sular donmuş oturacak yer yok,
    İnsanların imanını kurtarmaktan başka derdi de yok,
    Bir yiğit vardı, yaşarken hiç gülmedi.

    Hayatın son demleriydi Isparta’da
    Hazreti İbrahim (as) ı gördü rüyasında,
    Urfa’ya çağırıyordu çilekeş dostunu,
    Bir yiğit vardı, yaşarken hiç gülmedi.

    Davete icabet etti, yerleşti Urfa’da İpek Palasa,
    O Zat’ın Hakk’a kavuştuğu son nokta
    Kadir Gecesi 23 Martta,
    Bir yiğit vardı, yaşarken hiç gülmedi.

    Arkasından bıraktığı dünya mirası,
    Bir çift lastik dört adet sefer tası,
    Bir adet çinko tencere, bir küçük çaydanlık,
    Bir eski gömlek, bir sarık, bir adet kırık gözlük,
    Ve milyonlarca seveni…
    Bir yiğit vardı, yaşarken hiç gülmedi.

    Bir yiğit vardı, yaşarken hiç gülmedi…

    Yazan / Mustafa Caymaz

Subscribe without commenting

blank