Hayatım boyunca birilerine küfrettiysem bu bir elin parmaklarını geçmez.  Küfürü yakıştıramıyorum ağzıma. Ama İETT yüzünden bazı zamanlar sabrımın zirvesine ulaştığım oluyor. Bunun başlıkla ne alakası var ? Evet pek alakası yok ama bir şekilde giriş yapmak lazımdı yazıya.

İstanbulda İETT’nin toplu taşıma araçları ile seyahat edenler bilir.  ( Lüks semtlerin otobüslerini kullananlar ne kadar bilir bilemiyorum) Özellikle  işe gidiş ve geliş saatleri tam bir işkencedir. Trafik yavaş aktığı, tıkandığı için değil otobüste ve hatta tramvayda balık istifi şekilde yolculuk ettiğimiz için işkencedir. Hele balık istifi yolculuk yaparken trafikte yavaşsa üstüne birde havada çok sıcaksa tadından yinmez! O zaman benim devrelerden yanık kokusu gelmeye başlar. Buna daha yanınızdakilerden ter, ayak veya ağır parfüm kokusu gelmesi, otobüs sağa sola savrulduğunda sizi destek olarak görenler olması ya da sürekli ilerleyelim beyler arkalar bomboş diyen bir muavinin sesini duymak, durmaksızın ağlayan çocuk gibi ekstra işkence yöntemlerinide katabiliriz. Araç içinde osuranları saymıyorum bile…Okumaya devam et